Çocuk Yetiştirme Eğitimleri
Neden çocukları odağında tutan bir eğitime gerek duydun, yani bu iş nereden başladı?

Eğitim konusundaki mesaim yetişkinlere, hatta daha da odaklı söyleyeyim, şirket çalışanlarına eğitimler hazırlayıp vererek başladı. Alanım organizasyonel gelişim, beşerî ilişkiler, iş yaşamının daha çok duygusal zekaya dönük tarafları. Bir yandan da anneyim. Oğlumu büyütürken, gelişimini desteklemek, bir anne olarak karşılaştığım sorunlara doğru çözümler üretebilmek için çaba harcıyorum. Doğal olarak bir ebeveynin gözünden bakıyorum, aynı zamanda konulara hem bir gözlemci hem de çok okuyan, sorgulayan bir araştırmacı gibi yaklaşıyorum. Aslında anneliğime mesleki alışkanlıklarımı karıştırıyorum da denebilir.
Konu insan ilişkileri olduğunda hayatın tümü birbiriyle ilişki halinde. Dolayısıyla bir de baktım, sınıf eğitimlerinde bir kavramı desteklemek için verdiğim örneklerde, iş yaşamının yanında eşlerle ve çocuklarla olan ilişkilerden örnekler veriyorum ve bu kısım çok etkili oluyor. İnsanlar molalarda çocuklarıyla ilgili konularda sorular soruyor, destek istiyorlar. Hatta “bu konuları keşke çocuklarımız da öğrense”, “bunlar okulda niye anlatılmıyor” yorumları alıyorum.
O zaman bu noktadaki ihtiyacın daha çok farkına varır oldum. Koçluk sahiplendiğim ve yöntemlerinden faydalandığım bir alandı. Üstüne “Öğrenci Koçluğu” sertifikamı da aldım. Özetle kendi yolculuğumda biriktirdiklerimi paylaşmaya karar verişim böyle.
Eğitimler kimlere yönelik?
Başta daha çok ebeveynlere dönük adım atmıştım. Zaman içinde eğitim sistemimiz içinde öğretmenler için de işlevsel olabileceği ortaya çıktı. En başta annem ve babam olmak üzere, çok öğretmeni olan bir aileden geliyorum. Öğretmenlik mesleğine saygım sonsuzdur. Çok kutsal bir meslek olduğunu düşünürüm. Aldığından çok verdiğin bir iş. Sevmeden yapılacak bir meslek değil. Bununla birlikte etki alanı çocuklarımızla birlikte geleceğe, aynı anda aileleriyle birlikte toplumun tamamına uzanıyor. Onlara katkı verebilecek bir iş yapmak benim için büyük mutluluk.
Konular, kapsam nasıl?
Ebeveynleri ilgilendiren o kadar çok ve o kadar önemli konu var ki? Her zaman, çocuk sahibi olmaya karar veren yetişkinlerin mecburi olarak bir tür “ebeveynlik hazırlık eğitiminden” geçmesi ne harika olurdu diye düşünmüşümdür. Böylece pek çok sorun baştan engellenebilir hem ebeveynlerin hem de çocukların mutluluklarına çok yönlü katkı verilebilirdi.
Bugün hepimiz, yetişkin hayat başarısının ve ruh sağlığının aileden ve geçirilmiş çocukluktan ne kadar etkilendiğini biliyoruz. Gelişim psikolojisinden haberdar olmak gerekiyor. Bununla birlikte çocuk yetiştirmek için yöntemler toplumdaki sosyal ve kültürel değişimle birlikte son sürat dönüşüyor. Bu da bizi, atadan kalma yöntemlerin her zaman “yeterli” veya belki bazen “geçerli” olmadığı bir noktaya taşıyor. Yani iyi bir ebeveynin farkındalık geliştirmesi, emek verip, zaman harcayıp konu üstüne düşünmesi, kendini güncellemesi gerekiyor. Kendi adıma konuşayım, bu bitmeyecek bir yolculuk. Çocuğunuz büyüdükçe, dünya değiştikçe konuya taze bir ilgiyle yaklaşmak en sağlıklısı.
Çocuk yetiştirmekle ilgili temel kavramlar diyebilir miyiz?
Bir iddia ile ortaya çıkmam için ortaya koyduğum şeyin kendi alanımla ilişkili olması gerektiğine inanırım. Konu çocuklar ve onlarla ilişkiler olunca, psikolojik farkındalık, duygusal dayanıklılık, psikolojik sermaye, kendine liderlik ve iletişim konuları işin odağında.
Eğitim başlıklarından örnek vermek gerekirse; “iletişim, geri bildirim, yeni dünya yetkinlikleri, kuşaklar ve gelişim psikolojisi, yılmazlık ve yılmaz çocuk yetiştirmek, esneklik, özgüven, özdenetim, sınav başarısı, dijital dünyada ebeveynlik, öğrenmeyi öğrenmek, hedef yönetimi, kendini gerçekleştirme, koçvari ebeveynlik” öne çıkanlar.
Burada önemli bir nokta da eğitimlerin çocukların yaş gruplarına göre özelleştirilmiş olması gerekliliği. Her dönemin kendine özel gelişim özellikleri ve kendi sorunları oluyor. Ortak konu başlıkları olsa da konuların ele alınma şeklini çok etkileyeceği için grupları ayırmak önem taşıyor.
Tüm bu başlıklarda seminerler, sınıf eğitimleri, atölye çalışmaları, odaklı çember çalışmaları yapmak mümkün. Hatta pandemi dönemi için uzaktan online versiyonlarını bile yaptık.
Online ya da uzaktan kısmı da artık hayatımızın bir parçası olarak kamaya devam edecek mi dersin?
Pandemi olsun olmasın bundan böyle hepimiz “Hibrit” sistemleri konuşuyor olacağız. Biraz yüzyüze biraz uzaktan, biraz canlı, biraz kayıttan. Teknolojiyi eğitime de hayatımıza da entegre etmenin geri dönüşü olmayan kavşağından geçtik bile.
