29 Temmuz 2026

Eğitimler


Hangi konularda eğitim?

Çalışma alanımız genel olarak “Soft Skills” ya da Türkçede daha iyi karşıladığına inandığım ifadeyle “İnce Beceriler” olarak tanımlanan yetkinliklerdir.
Soft skills; insani, sosyal ve iletişimsel becerileri, duygusal zekâyı ve ölçülmesi görece zor olan yetkinlik alanlarını kapsar. Öğrenme biçimimizi, kendilik algımızı, iş yapma tarzlarımızı ve ilişkilerimizi doğrudan etkiler.
Bu beceriler çoğu zaman fark edilmez ama başarı ya da başarısızlığın gizli mimarlarıdır.


Öne çıkan eğitim başlıkları

En başta Kendine Liderlik ve İletişim gelir. Geri bildirim, empati, beden dili ve sağlıklı ifade bu başlığın doğal alt konularıdır.
Bunu Psikolojik Sermaye izler. Ortak paydada duygusal zeka vardır; hem kendisiyle hem başkalarıyla kurduğu ilişkiyi daha bilinçli ve daha sağlıklı yönetebilmek.

Kurumsal bağlamda ise Değişim Yönetimi, Yöneticilik ve Liderlik başlıkları öne çıkar. Bu çalışmalar, iş hayatının gerçek dinamiklerini ve insan boyutunu birlikte ele alır.


Eğitim formatları

Aynı konu başlıkları; sınıf eğitimi, çevrim içi modül, seminer, kısa atölye çalışmaları ya da çember çalışmaları şeklinde tasarlanabilir.
Her formatın hedef kitlesi, derinliği ve etkisi farklıdır. Tüm bu alanlarda çalışmalarım olsa da en yoğun deneyimim sınıf eğitimleridir.


Sınıf eğitimlerinin yapısı

Eğitimlerin yeri çoğunlukla kurum tarafından belirlenir. Zamanlama ve planlama kurum yetkilileriyle birlikte yapılır.
Katılımcılar, içeriğe bağlı olarak idealinde iki günlüğüne günlük rutinlerinden kopar ve birlikte bir öğrenme yolculuğuna çıkar.


Nasıl bir yolculuk?

Katılımcılarla eğitimin başından sonuna kadar canlı ve temaslı bir ilişki kurulur. Eğitim, herkesin dahil olduğu bir başlangıçla açılır; kapanışta ise deneyim ve farkındalıklar paylaşılır.
Başlangıçta sınıf eğitimlerine mesafeli olan katılımcıların bile sonunda “vaktin nasıl geçtiğini anlamadık” demesi sık karşılaşılan bir durumdur.

Bir örnek vermek gerekirse; kurum tarihinde ilk kez Cuma–Cumartesi yapılan bir eğitimde, Cuma sabahı genel ruh hali haftasonundan feragat etmiş olmanın serzenişiydi. Cumartesi günü eğitim bittiğinde ise, İstanbul trafiğine rağmen salondan çıkışımızın bir saat geciktiğini hatırlıyorum. Sohbet ve paylaşım kendiliğinden uzamıştı.


Yaklaşım ve fark

Kendi katılmaktan keyif almayacağım hiçbir eğitim formatını tasarlamıyorum.
Uzun, tek yönlü ve katılımcıyı pasif bırakan klasik eğitim modelleriyle arama bilinçli bir mesafe koyuyorum.

Sunumlar eğitimi destekleyen bir araçtır; başrol hiçbir zaman slaytların değildir. Eğitmen anlatır, sınıf yaşar, sunum sadece akışı taşır.
Metni okuyarak ilerlenen, katılımcının not alıp zaman geçirdiği bir eğitim anlayışı bu çalışmaların parçası değildir.

Eğitimlerin büyük kısmını tek başıma yürütsem de, bazı başlıklarda iş birlikleri yaptığım uzmanlar da olur. Birden fazla bakış açısının yarattığı sinerji, doğru yerde kullanıldığında eğitimi zenginleştirir.


Uygulamanın yeri

Bilmek ve farkına varmak kıymetlidir; ancak uygulamaya dönüşmediğinde etkisi sınırlı kalır.
Bu nedenle eğitimlerde uygulama alanları özellikle açılır. İlk denemeler çoğu zaman acemicedir ve bu çok doğaldır. Bu denemeleri rehberli bir ortamda yapmak, öğrenmeyi kalıcı hale getirir.

Yetişkin öğrenmesinde tekrarın önemi büyüktür. Kritik noktaları sıkıcı olmadan tekrar edebilmek, eğitmenin ustalık alanıdır.


Oyun ve deneyim

Oyun, eğitimde güçlü bir araçtır. Göründüğü kadar basit değildir.
Doğru oyunu seçmek, doğru yerde kullanmak ve mesajını doğru bağlamak ciddi bir tasarım gerektirir. Oyun; deneyim yaratır, katılımı artırır ve öğrenmeyi hızlandırır. Yerinde kullanılan rekabet unsuru ise enerjiyi yükseltir.

Katılımın yüksek olduğu, psikolojik olarak güvenli bir ortam yaratmak bu çalışmaların temel önceliklerinden biridir. Akış ne kadar iyi planlanmış olursa olsun, her grup farklıdır. Eğitmenin salonu okuyabilmesi, gerektiğinde esneyebilmesi ve süreci yönetebilmesi belirleyicidir.


Eğitmenin gözünden

Çocukluğumdan beri iyi bir eğitimci olabileceğimi biliyordum. Eğitim sisteminin ve dönemin tercihleri beni önce mühendisliğe yönlendirdi. Yıllarca bu alanda keyifle çalıştım. Ardından sosyoloji eğitimi geldi.
İlgi ve yetenek alanlarım, beni eninde sonunda en ait hissettiğim yere geri getirdi.

Doğallık, içtenlik ve fayda yaratmak benim için temel değerler. Paylaşmak ve katkı sağlamak ise bu işin özü.
Bu yüzden eğitim salonu, kendimi en tamamlanmış hissettiğim alanlardan biri.