Hayatın Adaleti
Birlikte düşünmek için bir soru : Hayat Adil midir?


Bazen çok emek veririz karşılığını alamayız, bazen ihanete uğrarız, bazen birisi hakkımızı yer ya da hak ettiğimiz yeri başkasına kaptırırız.
İsyan ederiz, hayat hiç adil değil diye düşünürüz.
Hayat aslında çok adil desem. Bizim yanılsamamızın sebebi “zaman”, insanoğlunun “sabrının sınırları” ve Allah’ın bir lütfu olan “unutabilme kabiliyeti”. Bugün yaşadıklarımızın önemli bir bölümü yaptıklarımızın veya seçimlerimizin orta vadedeki sonuçları. Sonuçları görmek konusunda aceleci davrandığımızda örüntünün tamamını göremeyebiliyoruz. Adalet yerini bulduğunda ise sebepleri unutmuş, başka sorunlara takılmış oluyoruz.
“Hayat hiç adil değil!!”
ifadesini şöyle değiştirmek isterim:
“Kısa vadede hayat adil olmayabilir. Yeterince zamanın ve sabrın varsa uzun vadede adaleti çok sağlamdır.”
Hepimiz seçimlerimizin sonuçlarını yaşıyoruz. Seçimlerimizin altında biraz bilincimizle ama en çok bilinç altımızla yaptığımız “tercihler” var. (Elbette “Tercih yapmamak” da bir “tercihtir.”) Bilişsel çarpıtmalarımız var. Bilinçaltımız bizi gerçek isteklerimize götürmeye kodlanmış becerikli bilgisayarlar gibi çalışıyor. Ancak işlerin bizim kontrolümüzün dışında olduğunu düşünerek kendimizi kurban gibi hissetmek bizim psikolojik savunma mekanizmalarımızdan geliyor. Bize ikincil kazanımlar sağlıyor. Konu çok derin. Bir makalenin değil koca bir kitabın konusu olabilir.
Babamın çok sevdiğim bir öğüdüdür : “Ayağın taşa değse yüreğini yokla”. Bir anlamda cennet de cehennem de bu dünyada. Hem mistik bir yaklaşımla hem de pozitif bilimin ışığında yaşadığımız her şeyin mimarı bizleriz.
İnsanoğlunun nelere kadir olduğunu hafife almak büyük hata.
Şimdi sorumluluğu alma zamanı.
Hazır mısınız?
🌿 Kendin Olmanın Güveni ve Liderliğiyle,
Ebru Ardıç 🌿
