Psikolojik Sermaye
Birlikte düşünmek için bir soru: Sermayelerin En Değerlisi Nedir?
Hayatta her şey için bir sermaye gerekiyor. Ve sermaye deyince de akla hemen para geliyor. Peki sermayenin başka türleri de olduğunu düşünmüş müydünüz?
Organizasyonel Davranış Literatüründe Rekabet Üstünlüğü Sağlayan 4 çeşit sermaye var.
- İlki Finansal Sermaye – yani evet para. Lazım mı? Kesinlikle. Önemli mi kuşkusuz. Her şey mi? Asla. Önemli tek şey para olsaydı, bugün parası olan herkesin çok şey yapmış, çok başarılı, çok mutlu olması gerekmez miydi? Ama öyle değil.
- İkincisi İnsan Sermayesi : Yani siz, ortaklığınız olan kişiler veya şirketinizdeki diğer insanlar ne kadar bilgili, eğitimli, deneyimli, ne kadar becerili ve yetkin? Daha da önemlisi iyi fikirleriniz var mı?
- Üçüncüsü Sosyal Sermaye : Kimleri tanıyorsunuz, ilişkiler, arkadaşlar, sosyal ağınızın genişliği ve tabi ki etkinliği.
- Dördüncüsü Psikolojik Sermaye : Üstünde durmak istediğim asıl konu bu. Kim olduğunuz ve hayat hakkında nasıl hissettiğiniz, yani aslında hayattaki duruşunuz.
Psikolojik Sermaye, ilk olarak Fred Luthans ve çalışma arkadaşları tarafından 2004 yılında ortaya konmuş bir kavram. Fred Luthans örgütsel davranış konusunda uzmanlaşmış Amerikalı bir yönetim profesörü. Pozitif psikoloji ile kendi uzmanlığını birleştirerek alana, kişilerin daha çok pozitif güçlerine odaklanan, yeni ve daha derin bir bakış açısı kazandırmış bir bilim insanı. İşte burası benim en sevdiğim şeylerden biri: İki farklı disiplinin işbirliği. Biri Yönetim bilimi diğeri psikoloji. Fred Luthens bir işletme profesörü olduğu için de psikolojik sermaye ile performans ve başarı arasındaki ilişkiyi incelemiş. Ve tabi doğrudan bir ilişki içinde olduklarını göstermiş. Yani yüksek performans ve başarı için sağlam bir psikolojik sermaye gerekiyor.
Gelin Psikolojik sermayeyi biraz daha açalım. Psikolojik Sermaye insanın pozitif psikolojik gelişimini belirten dört bilişsel durumun birleşiminden oluşuyor: Yani şu 4 boyutun bileşkesi:
- ÖzYeterlilik – ÖzGüven (Bunu başarmak için yeterliyim duygusu) Zorlu görevleri üzerine alma ve başarıyla yerine getirme konusunda özyeterlik inancı;
- İyimserlik – Pozitif yorumlama ve olumlu gelecek beklentileri. Şimdi ve ileride başarılı olmak için olumlu beklentiler ve iyimserlik içinde olma;
- Umut – When there is a will there is a way. (İradenin olduğu yerde her zaman bir yol bulunur. eğer biri bir şeyi yapmaya kararlıysa, engellerden bağımsız olarak onu başarmanın bir yolunu bulur.) Hedefe ulaşmak için sebat gösterme ve gerekirse ümidi elden bırakmadan başarı için farklı yollar deneme;
- Yılmazlık – düştüğünde kalkabilme. Problemler ve zorluklarla karşılaşıldığında ayakta kalmak için gayret ve kendini toparlama gücü (Luthans & Youssef, 2004)
Başarımızın arkasındaki en değerli sermayemiz işte bu 4 unsurdan oluşan psikolojik sermayemiz. İşin güzel tarafı da bu sermayenin gelişime açık olması.
Tam da burada California Üniversitesinde Psikoloji Profesörü olan Sonja Lyubomirsky’nin “Nasıl Mutlu Olunur?” kitabından bir alıntı yapmak isterim.
Sonja diyor ki bir insanın uzun vadeli mutluluk düzeyini etkileyen faktörlerin %50’si doğasından, genetiğinden ve yetiştirilmesinden geliyor. Bunları değiştirmenin mümkün olmadığı ortada.
Diğer bir grup yaşam koşullarımızdan geliyor. Bu gruptaki “gelir, yaş, yaşanılan yer, nasıl göründüğümüz” gibi değişkenlerin mutluluğa katkısı ise fazla büyütülüyor. Çünkü aslında bunların mutluğumuza etkileri sadece – hazır mısınız? – %10. Ayrıca bu faktörlerin değiştirilmesi ya imkânsız ya da çok zor. Yaşınızı, gelir düzeyinizi, doğup yaşadığınız toprakları, görüntünüzü değiştirmek çok da kolay değil.
Tamam, buraya kadar toplamda %60’lık bir bölümü, kontrol alanımızda olmadığını görerek bir kenara koyuyoruz. Peki ya kalan %40?
Kalan %40 ise “Bilinçli Aktivitelerimiz” özgür irademizle belirlenen “zihniyetimiz, huylarımız, alışkanlıklarımız…”. İşte bu noktalar pozitif psikolojinin odaklandığı değişebilen boyutlar.
Sonja’nın kitabının ana mesajı “Mutluluğun çabalamaya değer olduğu”. Evet belki elimizde olmayan faktörler de var ancak mutluluğumuza etkisi olan o %40 kontrol alanımızda yani bizim elimizde.
Kişisel Hayat Sermayesini artırmak, psikolojik sermayeyi artırmakla oluyor.
Bu konularla ilgili yapılmış çok araştırma var. Psikolojik Sermaye ve Pozitif Psikoloji araştırmaları net bir şekilde gösteriyor ki Psikolojik Sermayemizi artırmak bizi sadece daha mutlu yapmakla kalmıyor aynı zamanda bize, daha çok
- Yaratıcılık
- Sağlık
- İyi İlişkiler
- Sağlıklı çalışma tutumları
- Performans
- Hatta daha uzun bir yaşam süresi getiriyor.
Bu sonuncusunu örneklemek istiyorum: Rahibeler üzerinde yapılmış uzun yıllar süren meşhur bir araştırmaya göre, daha yüksek psikolojik sermayeye sahip rahibeler diğerlerinden ortalama (hazır mısınız?) 10 yıl daha fazla yaşıyor.
Sonuç olarak; Daha mutlu olmak da daha başarılı olmak da daha sağlıklı ve hatta uzun yaşamak da ELİMİZDE…
🌿 Kendin Olmanın Güveni ve Liderliğiyle,
Ebru Ardıç 🌿
Görsel NotebookLM ile oluşturulmuştur
