30 Temmuz 2026

Ey Empati


Birlikte düşünmek için bir soru : Ey Empati Nelere Kadirsin?


Birbirimize sandığımızdan çok daha fazla benziyoruz.

Hepimizde ortak ihtiyaçlar var.

İnsanoğlunun ihtiyaçları ve ihtiyaçların hayatımızdaki yeri ve yansımaları çok derin bir konu. Psikoloji biliminin belki de can damarı.

Hümanist Psikolojinin babalarından Maslow’un ihtiyaçlar piramidini ve ihtiyaçlarımızı hatırlarsınız. Güvende olmak, sevilmek, onaylanmak, saygı görmek, ait olmak, ihtiyaç duyulmak, faydalı hissetmek…

En temel ihtiyaçlarımızdan biri “anlaşılmak”. Haydi biraz duralım ve bir sorun yaşamışken, üstüne bizi anlamadıklarını düşündüğünüz bir anımıza geri gidelim. Ya kendimizi anlatamadığımızı düşünüyoruz ya da karşıdakinin bizi anlamadığını, anlayamadığını, daha da kötüsü anlamak istemediğini. “Sorunumuz” bir yanda dururken, “anlaşılamamak” üstüne tuz biber olup sıkıntımızı büyütüyor. Tanıdık geliyor mu?

Kendini olduğu gibi ifade edebildiğini, anlaşıldığını, onaylandığını veya en azından eleştirilmediğini hisseden insanın, sorunlara yaklaşımı değişir. Sadece anlaşılmak sayesinde gerginliği azalacak, sağduyusu artacaktır. Bunu bir çocuğun üzerinde test etmenizi tavsiye ederim. Çocuklar insanların en saf, en filtresiz dönemlerinde olduğundan, size daha berrak bir görüntü vereceklerdir.  

Karşıdakini anlamaya ve ona kendini anlaşılmış hissettirmeye yarayan yöntemlerden biri “Aynalama Tekniğidir”. Aynalamayı “duygu ve ihtiyaç tercümanlığı” olarak da tanımlayabiliriz. Bu yönteme aynalama denmesinin sebebi, dinleyen tarafın, anlatanı bir ayna gibi yansıtmasıdır. Yöntem çok verimli sonuçlar verir. Çünkü ortaklıklarımız olmasından hoşlanırız. Benzer yanlarımız bizi birbirimize yaklaştırır. İletişimde en yaygın kullanılışı karşıdakinin anlattıklarını, duygu ve ihtiyaç diline çevirip ona yansıtmaktır. Bu yöntem ikna ve manipülasyon teknikleri arasında da karşımıza çıkar. NLP gibi pek çok teknik, aynalamada sözcüklerin ötesine geçip, karşısındakinin duygu durumunu, değer yargılarını, beden dilini, nefes alışını, temsil sistemini aynalamayı bir teknik olarak kullanır.

Gelin biz bugün sadece sözcüklerle sınırlı kalalım.

Söylediklerini, hiçbir yorum veya yargı ifadesi katmadan duygu ve ihtiyaç dilinde tekrar ettiğinizde, kişi anlaşılma ihtiyacını gidererek rahatlayacaktır. Kendini anlatma çabasını bırakacak, enerjisini çözüm arayışına veya durumu kabullenmeye yönlendirebilecektir.


Peki Aynalama Nasıl Yapılır?
1.Empati Kurarsınız

Yöntem sizi filmin içindeki bir oyuncu olmaktan çıkararak, ekranın karşısındaki izleyici konumuna doğru götürüyor. Karşıdakinin yaptığı ya da söylediği şeyin nedenini anlamanızı bekliyor.

Kendinize şu soruları soruyorsunuz:

  • Bunu ne hissederek yaptı?
  • Neden bunları hissediyor? Bu duyguların arkasındaki ihtiyaç ne olabilir? Eksikliğini yaşadığı şey nedir?

Bu soruları gerçekten sorabilmek için geri çekildiğinizde, kendi duygu ve düşüncelerinizin kıskacından kurtulmuş oluyorsunuz. Objektif bir şekilde karşınızdakine odaklanmak, sizi gerçek empatiye yaklaştırıyor. Onu daha iyi anlıyorsunuz.

Karşınızdakinin duygu ve ihtiyaçları için yeterli veriniz yoksa önce bazı tahminlerde bulunmanız gerekebilir. Bu da size esas bilgiye ulaşmada yardımcı olacak iyi bir başlangıç sağlayacaktır.


2.Anlaşıldığını Hissettirirsiniz

Tekniğin geri kalanı sizin anlayışınızı, karşıdakinin anlayabileceği şekilde sözcüklere dökmenizden ibaret.

Kendinizi bir duygu ve ihtiyaç çevirmeni olarak kabul edin. Duyduğunuz sözleri, duygu ve düşünce diline dönüştürerek tekrarlıyorsunuz. Burada dikkat edilecek en önemli şey, “yargısız” ve “yorumsuz” kalmak. Denemeye ilk başlayanlar yargı ve yorumlardan kaçınmanın bu işin en zor kısımlarından biri olduğunu hemen anlayacaklar. Bu yaşımıza kadar o kadar çok sınıflandık ve sınıfladık, kıyaslandık ve kıyasladık ve de yargılandık ve yargıladık ki işleri otomatik pilotumuza bırakırsak, aynı yaklaşım hayatımızı kolayca doldurabilir.

Bu konuya “Duygularla Barışmak” başlıklı makalede de giriş yapmıştım.  https://www.ebruardic.com.tr/duygularla-barismak/

Bununla birlikte biz düşünen, fark eden, iradesi olan, kendini değiştirebilen, bilişsel anlamda tüm canlılardan açık ara önde olan insanoğluyuz. Bilinçli çaba ile otomatik pilotun üstesinden geliriz. Toparlarsak, ne diyorduk? Her ne duyuyor ve görüyorsak, onu yargısız ve yorumsuz şekilde duygu ve ihtiyaç diline çeviriyoruz.

Aman dikkat : Beyninizi kemiren bir yargı oluşuyor ise bunu sözlerinizle örtmeniz zordur. Belli etmediğinizi sanırsınız ama ses tonunuz, vurgunuz, beden diliniz, mikro ifadeleriniz sizi ele vermek için çırpınır. En sağlıklısı gerçekten yargısız olmak, izleyici koltuğundan bakmaya devam etmektir. Unutmayalım ki hepimiz biriciğiz, hayata bakışımız özel ve benzersiz. Karşımızdaki bizimle aynı şekilde düşünmek, hissetmek zorunda değil. Elbette farklı şeylere ihtiyaç duyuyor olma hakkı var.

Duygu ve ihtiyacı karşılanan kişi, muhtemelen konuşmanın devamında başka duygu ve ihtiyaçlar dile getirmeye başlar. Makul bir noktaya kadar diyaloğu devam ettirdiniz. Böylelikle onu anladığınızı hissettirdiniz. Gerginliğin büyük bölümü bitti. Anlaşılma ihtiyacı giderildi. Bundan böyle kişi sorunu çözmek için ne yapacağına veya yapılacak bir şey yoksa konuyu paketleyip nasıl bir yere kaldıracağına karar verecek.


Tebrikler 🥳 Enerjisini doğru yerde kullanmasına yardımcı oldunuz! 👍🏻


Teknik özetle yukarıdaki kadar basit.

Ancak dikkat edilmesi gereken bazı noktaları dile getirmekte fayda var:

Öncelikle mekanik bir şekilde uygulanırsa başarı şansı düşer. Bizi bir papağan gibi gösterebilir, samimiyetsiz bir pozisyona düşürerek faydadan çok zarar verebilir. Empati göstermeye çalışıyorken, dalga geçiyor gibi görünmek, isteyeceğiniz son şeydir.

Ayrıca burada asıl hedefin “Gerçek Empati” kurmak olduğu her zaman akılda tutulmalıdır. Aynalama esas olarak, empati kurmaya yardımcı bir tekniktir. Sağlam bir pratik sahibi olana kadar dikkatli olmak ve kendimize asıl amacımızın karşıdakini gerçekten anlamaya çalışmak olduğunu hatırlatmak gerekebilir. İstediğimiz etkiyi yaratamazsak, karşımızdakini veya yöntemi masaya yatırmadan önce kendimize dönüp empati kurmamıza neyin engel olduğunu sormakta fayda vardır. 

Etrafınıza bakın. İlişkide olduğunuz herkesle, her yerde ve her zaman pratik yapmanız mümkün. Çocuğunuz, partneriniz, akrabalarınız, arkadaşlarınız… Olmadı dışarı çıkın ve tanımadığınız insanlarla deneyin.


Bu yazıyı kaleme almadan az önce hastanede sırasını beklerken, kızgınlığı dışarı taşan bir amcaya aynalama yapmıştım. Huysuz ve sinirli bir şekilde söyleniyordu. Yaptığımın onda yarattığı rahatlamaya ve olumlu ruh haline geçmesine, her zamanki gibi şaşırarak ve minnetle şahitlik ettim. Sadece birazcık pratikle, uygulaması kolay ve aldığınız sonuç çok verimli.

Deneyin ve sonuçların keyfini yaşayın…

🌿 Kendin Olmanın Güveni ve Liderliğiyle,
Ebru Ardıç 🌿